Hiçbir şirketin varlığını sürdürebilmesi için olmazsa olmaz tek şey nedir?
Para. Evet, nakit, para, ganimet, para, nakit, nakit, nakit... olarak da bilinen o iğrenç metalden bahsediyorum.
Aslında, para olmadan bir şirket kurmak bile mümkün değildir; maaşları ve kirayı ödemek, hammadde satın almak, inovasyon ve pazarlamaya yatırım yapmak ise hiç söz konusu bile olamaz. Her şirket, bu faaliyetleri gerçekleştirebilecek kaynakları yaratabilmeli ve kendisine yatırım yapanlara karşılığını verebilmelidir.
Dünyanın en zengin adamlarından biri olan Warren Buffett, şu kurallara göre hareket eder:
"1. Kural: Asla para kaybetme.
"2. Kural: 1. Kuralı asla unutma."
Şimdi, eğer Bay Buffett kendine para kaybetme lüksünü tanımıyorsa, hiçbirimiz (ya da şirketlerimiz) bunu kesinlikle yapamayız. Oscar Wilde esprili bir şekilde şöyle yazmıştı: "Gençken, hayattaki en önemli şeyin para olduğunu düşünürdüm; yaşlandığım şimdi ise, öyle olduğunu biliyorum."
Para, işiniz için hayati öneme sahip olduğundan, gelirinizi en üst düzeye çıkardığınızdan ve giderlerinizi en aza indirdiğinizden emin misiniz? Bence kimse bunu yapabildiğini söyleyemez, çünkü ister gelir ister gider tarafında olsun, bu akışı optimize etmenin her zaman yeni yolları vardır. Gider tarafında uzmanlar olarak, müşterilerimizin optimize edildiğini düşündüğü maliyet kalemlerinin, söz konusu şirket ne kadar iyi yönetiliyor olursa olsun, aslında %20 veya daha fazla tasarruf potansiyeli barındırdığını gösteren örneklerle her gün karşılaşıyoruz.
Eğer tüm şirketlerin, hizmet kalitesini korurken harcayabileceklerinden daha fazla para harcadıkları için fiilen israf edilen maliyetleri varsa (dünyada bunun geçerli olmadığı tek bir şirket bile henüz bulamadık), o zaman tüm işletme sahipleri her gün nakit akışının damladığı bir "musluk"la yaşamaktadır.
Şahsen, musluktan su damlarken bu israfı durdurmak için hiçbir şey yapmadan evden çıkmak bana zor gelir – evde hoş görmediğimiz bir şeyi iş hayatında neden hoş görelim ki? Bence bunun temel nedeni görünürlük: Gerçek muslukların aksine, “likidite muslukları” görünmez; dolayısıyla, bunun getirdiği maliyeti tam olarak anlamadığımız sürece, bunların damladığını, hangilerinin damladığını ve hangilerinin damlamadığını bile bilemeyiz. Bu nedenle, her şirketin derinlemesine bildiği stratejik ("temel") maliyetlerde israf, işin merkezinde olmayan ("temel olmayan") alanlara göre her zaman çok daha düşüktür.
Para kaybına yol açan ikinci neden ise, personelin çabalarının şirketin ana faaliyet alanına o kadar yoğunlaşmış olması ki, genel giderlere ayıracak zaman kalmamasıdır. İtiraf etmeliyim ki, evde musluk tamir etme konusunda pek becerim yok; olsa bile, bunu kendim yapmak zamanımı verimli bir şekilde kullanmak olmazdı; bu yüzden bir uzman çağırıyorum. Gelir tarafında satış yapmanın (ve tahsilatın) her zaman son derece zor olduğunu bilerek, fon yaratmanın en acil yollarından biri, ana faaliyetler olsun ya da olmasın, maliyetleri optimize etmektir. Şirketinizin "kan kaybını" durdurun ve daha sağlıklı bir hayat sürün.
































































































